Akne Skarı Tedavisi

Akne ve Sivilce İzi Tedavisi

Akne, yani sivilce hemen her insanın ergenlik döneminde görülen bir durum olmakla birlikte çoğu insanda hiçbir sekel bırakmazken0 bazı insanlarda iz bırakır. Akne skarının “kadın-erkek” görülme sıklığı hemen hemen aynı olmakla birlikte özellikle deri kalınlığı fazla ve yağlı olan insanlarda hayatın hemen her döneminde yeni akne oluşumları da görülür. Yağ salgılanmasının yoğun olması, yüz üzerinde mekanik bir bariyer oluşturarak kanalların tıkanmasına yol açar ve derimizde normalde mevcut olan bakterilerle birlikte birçok mikro absecikler oluşur. Bu yüzdendir ki akne skarı tedavisi yapılırken zeminin yağdan arındırılması esastır.

Yoğun sivilceli ergenlik dönemi yaşayanlar bunu psikolojik bir sorun haline getirirler ki elleri daima farkında olmadan yüzlerindedir. Aynı zamanda kaşıntılı olan bu akneler, bir süre sonra tırnak ile travmaya maruz kala kala kısır döngüye girerler ve akne skarı ile iyileşirler. Bir yandan yeni akne oluşumları devam etmektedir. Dolayısıyla böyle yüzlerde hem akne skarı mevcuttur hem de yeni taze akneler.

Akne skarı, Plastik cerrahide tedavisi en zor olan durumlardan biridir. Akne skarını, yara izi tedavisi içinde değerlendirebiliriz. Yara izi tedavisi ne kadar zorsa ve ne kadar tedavi seçenekleri azsa, akne skarı tedavisi de aynıdır. Tedaviden yüzde yüzde yüz sonuç almak ne kadar o noktaya yaklaşılabiliyor olsa da günümüzde yine de mümkün değildir.

Hafif düzeydeki akne skarından tamama yakını kurtulabilirken, ağır vakalar, ki akne skarı genellikle ağır skar olarak karşımıza çıkıyor, tamamen yüzde yüz iyileşemezler ama oldukça hafifleyerek kişiyi rahatsız etmeyecek dereceye indirilebilirler.

Akne ve Sivilce İzi Tedavi Seçenekleri

Tedavi seçenekleri arasında eski dönemlerde kullanılan “kimyasal peeling” adı verilen asit ile soyma yöntemi güvenilirlik açısından riskli olduğundan ve yeni lazer teknolojileri bu eski yöntemin yerini alabildiğinden artık kullanılmamaktadır. Lazer tedavisi neredeyse tedavi seçenekleri arasında tedavinin olmazsa olmazıdır. Akne skarın tedavisinde kullanılan lazer, CO2 (karbondioksit) adı verilen dalga boyu itibariyle suya afinitesi en yüksek olduğu için birinci tercihtir. Ancak piyasada çok çeşitli kalitede lazer makinelerinin mevcut olduğu unutulmamalıdır. Bu sebeple hastalar kullanılacak lazer cihazının markasını, Avrupa-Amerika menşeli, CE belgeli ve FDA onaylı olup olmadığını sorgulamalıdır.  Bunlar cihazın hastalar açısından tüm kontrollerden geçirilmiş, güvenilir olduğunu kanıtlamaktadır.

Akne skarı tedavisinde Lazer enerjisinin yanında radyofrekans enerjisinin de yeri vardır. İkisi ayrı ayrı kullanılmak yerine kombine edilerek kullanıldığında daha etkili sonuç alınır. Kliniğimizde akne skarı tedavisinde kombine çalışan cihazlarla yüz güldürücü sonuçlar almaktayız.

Akne skarları, görüntü itibariyle hipertrofik (cilt yüzeyinden yüksek seviyede) veya depreşe (cilt yüzeyinden düşük seviyede) skar olarak karşımıza çıkarlar. Çoğunluğun deprese skar olduğu akne skarlarında yüzde çok sayıda çukurcuklar mevcuttur; bu çukurcuklar da kimi zaman yüzeyel kimi zaman oldukça derindir. Bu çukurcukların tedavisinde bazen cerrahi ve dolgu enjeksiyonları da lazere eşlik edecek şekilde uygulanmaktadır. Hipertrofik akne skarı ise cilt sınırlarını aşan izler tarzındadır ve tedavisinde lazer- radyofrekans uygulamasına ilave olarak lezyon içine birtakım enjeksiyonlar yapılması gerekebilmektedir.

Akne skarı tedavisinin zor ve seanslar halinde olduğu unutulmamalıdır. Hiçbir zaman tek bir işlem yapılarak çözümlenemez.